Mücahid Necmeddin Erbakan – Ruhuna el-Fatiha, Mekanı Cennet Olsun –

Mar 02

Siyasi bir yazı yazmaya gerek yok. Nerelerden nereye gelindiğinin hatırlanması adına çok önemli bir olay olan Milli Görüş Lideri Mücahid Necmeddin ERBAKAN‘ın vefatı ve cenaze töreni.

Türkiyemizin yetiştirdiği güzel bir insanın dini, milleti, vatanı ve devleti için neler yapmaya çalıştığının anlaşılması adına ayrı bir gün. Vasiyeti üzerine devlet töreni ile değil çok sevdiği Ankara Hacı Bayramı Veli Camii ve İstanbul Fatih Camii’nde sade cenaze törenine  ülkemizden ve dünyanın farklı yerlerinden gelen yaklaşık 1,5 milyon kişinin olması veya dünya genelinde yaklaşık 3000 camide  de gıyabi cenaze namazının kılınmasından daha önemli olan bu ibadette bulunan insanların güzelliği ve rıza-ı İlahidir. Günahı ile sevabı ile “Halka hizmet Hakk’a hizmettir.” dûsturuylada bir hayat yaşamış ve bu hayatta Allah’ın (cc) rızasını kazanmaya çalışmış. Siyaseti, particiliği bir amaç veya gayeden ziyade diğer insanların ve inananların daha Adil bir Düzende yaşamaları için araç olarak kullanmıştır.

Her insan gibi onun da hataları ve yanlışları olmuş olabilir. O’nun kendi ülkesi, milleti, devleti, dünya ülkeleri ve insanlık için yapmaya çalıştıkları bir kısım kişileri rahatsız etmiş olacak ki, Kızıl Sultan yakıştırmasıyla nasıl Sultan AbdulHamid Han‘ı kötülediler ise O’nu da kötülemeye ve engellemeye çalıştırlar. Hayatta bazı şeyler engelmiş gözükebilir ama çekilen çilelere gösterilen sabır insanları olgunlaştırır ve yükseltir. O’nun yapmak istediklerini engellemek adına çok farklı görüntü ve fikirleri insanlara aşılamaya çalışıp, güya bu insanların bütün kadınlara zorla başörtüsü ve çarşaf giydirecekleri, sarık ve sakalın mecbur olacağı gibi saçma şeyleri gerçekmiş gibi medyada sunmuşlardır. Dindar olan insanlara ise zulümler yapıp bu zulümlerin  de suçlusu olarak O’nu gösterdiler. Bazı dindar insanlar da onlara inandı. Bazıları ise aslında zulme niçin uğrandığını düşünerek, Peygamberimiz (sav)‘in başlattığı kutlu hareket sonrası onun peşinden gidip O’na inanan insanlara da nasıl işkenceler edildiğini, onları nasıl şehid ettiklerini hepimiz biliyoruz. Fakat hem Rasulullah hem de arkadaşları davalarından vazgeçmediler çünkü “Zafer ancak inananlarındır.” ve “Zafere giden yolda çekilen çilenin kutsaldır.” Eğer bizler şu an rahatça yaşayabiliyorsak bunlar Bedir’de, Uhud’da, Çanakkale’de ve dünyanın birçok yerinde hayatını her alanda hem de savaş meydanlarında Allah (cc) rızası için feda eden insanların gayretlerine, Allah dostlarının dualarına ve Allah yolunda giden insanların çalışma ve gayretlerine borçluyuz. O yüzden “Bir dost, bir dostun sevincine ve üzüntüsüne ortak olmalı yani cenazesine de düğününe de katılmalı.” Bu katılım sadece fiziksel bir katılım olmayabilir, düşünce ve ruh ile kalb ile de katılmak önemlidir.

Rasulullah’ı gören Ebu Cehiller olduğu gibi, O’nu görmeyen Yemen illerinden Veysel Karaniler de vardır. O’nu gerçekten görmek demek O’nu sevmek O’nu yaşamak demektir. O’nunla aynı davaya hizmet etmek demektir. “Dizinin dibinde olurken Yemen kadar uzakta, Yemen kadar uzaktayken bile dizinin dibinde olmak vardır.” Bedenler ayrı yerlerde olabilir, ama gönüller birdir. Bazen uzak(!) olmak, yakın olmaktan daha yararlı olmuştur. Yemen‘de olursun ama sırtında Hırka-i Şerif olur. Bazen yakın değil zannedersin ama Şeyh Hamid-i Veli Sanilerin, Hacı Bayramı Velilerin, Akşemseddinlerin duaları olur ki Bayezidler, Fatihler, Özallar, Erbakanlar, Güller, Erdoğanlar olur… İsimler ve zamanlar çok da önemli değildir aslında. Hayatımıza önem katan şey “Uğrunda ölümü bile göze alabileceğimiz bir davamızın olmasıdır.” İnsan yaşar ve ölür, sadece ismi ile değil yaptıkları ile de anılır. Kimlerin, ne için ve nasıl andıkları önemlidir aslında. Bir halk adamı olursunuz veya bir oyuncu. Kimi Abdulhamid Han gibi kimi Fatih Sultan Muhammed Han gibi kimi Mücahid Erbakan gibi anılır, kimi de bilmem ne diye.

Rasulullah (sav) şöyle buyurdu: İnsan öldüğü zaman, bütün amellerinin sevabı ondan kesilir, (amel defteri kapanır) sadece üç şey müstesna, (Onun sevabı öldükten sonra da devam eder).

1- Sadaka-i cariye yani hayrı devam eden iyilikler.
2- İstifade edilen ilim veya ilmi eserler.
3- Kendisine dua eden salih, hayırlı evlatlar (kişiler).

Kendisi vefat etti fakat bu millete ve insanlığa nice eserler bıraktı. Yine insanlığın kurtuluşuna sebep olacak bir ülkenin hazırlanmasında en büyük pay sahiplerindendir inşaAllah. Bu eserlerin yanısıra onun eserlerini devam ettirecek birçok talebe yetiştirmiştir ki biri Meclis Başkanı biri Cumhurbaşkanı biri Başbakan ve birçoğu bakan ve milletvekili olan temsilciler ve onların oraya gelmesinde çok büyük emekleri olan bir sürü genç ve yaşlı hizmetkar ve vatandaş vardır. Onlar da bu hizmete inşaAllah devam edeceklerdir.

İşin aslı “Bir toplum nasıl ise öyle yönetilir.” Önce kendimizi, sonra ailemizi ve çevremizi düzeltelim ki, toplum düzelsin, ülke düzelsin, dünya düzelsin. İyi ve kötünün savaşı kıyamete kadar süreceği için karınca misali tarafımızı seçip o tarafta çalışmalarımıza devam etmeliyiz.

Türkiye, Dünya ve İslam için yaptığı hizmetlerden dolayı, Allah (cc), Dinin Yıldızlarından Mücahid Necmeddin Erbakan Hoca‘dan razı olsun, günahlarını avfeylesin ve Habibullah‘a komşu eylesin. Ruhuna el Fatiha.

Bu arada aşağıdaki videoda Erbakan‘ın talebesi T.C. Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın Erbakanların taziye evinde kendi okuduğu Kuranı Kerim tilavetini sizlerle paylaşıyorum.

[youtube I1ly4O4Gztg]

Allah’a (cc) emanet olunuz. esSelamu Aleyküm ve Rahmetullahi ve Berakatühu
Selam ve dua ile,

Necmeddin Erbakan Kimdir?

1 Yorum var

  1. HASAN ERDEMİR /

    ALLAH yolunda ölenlere siz öldü demeyiniz,zira onlar yaşıyorlar siz göremezsiniz. (S.A.S)Rahmetli hocamız için her müslümanın bir cüz paylaşıp hatim yapmasını canı gönülden istiyorum.

Trackbacks/Pingbacks

  1. Fresh From FriendFeed | e-Kalem.com - [...] Mücahid Necmeddin Erbakan – Ruhuna el-Fatiha, Mekanı Cennet Olsun – [...]
  2. Milli Görüş Lideri Necmettin Erbakan Hakk’a Yürüdü. - Genç Yolcu - [...] Devamını okumak için tıklayınız. [...]

Siz de yorumunuzu paylaşın.